“Müttefik güçler” anlamına gelen Ahzab adını, bu güçlerle ilgili 9-27. âyetler arasında yer alan atıflardan alır. Medine’de inmiştir. Birçok veri, sûrenin hicretin 5-7. yılları arasında indiğini gösterir. Şöyle ki: 20. âyette atıf yapılan Hendek (Ahzab) savaşı 5. yılın Şevval ayında, 4-5. ve 37-40’ta atıf yapılan olay aynı yılın Zilkade ayında gerçekleşmiştir. Rasulullah’ın eşleriyle ilgili 28-29. âyetler, özellikle Nebi’ye evlilik sınırlaması getiren 52. âyet, Hz. Safiyye ile evlendiği Hayber’in fethinden sonra inmiş olmalıdır.Kur’an’ın en yoğun sûrelerinden biridir. Çok konulu sûrelerin başında gelir. Konularını bireysel ve sosyal ilişkiler ve hukukî düzenlemeler teşkil eder. Bu, İslâm cemaatinin politik olgunlaşma süreciyle de bire bir alâkalıdır. Çünkü Hendek saldırısının sonuçsuz kalması, İslâm cemaati için bir dönüm noktasıdır. Bu gerçeğe “Artık sıra sizde!” diyen Allah Rasûlü de parmak basar.Sûre, en genel anlamda insan ilişkilerini yeniden inşâ eder. Bu bağlamda, Rasulullah’ın yakın çevresiyle olan özel ilişkileri de düzenlemeye tâbi tutulur. Öyle ki, Hz. Âişe’nin “Eğer Rasulullah vahiyden bir şey saklayacak olsaydı o bu olurdu” dediği 37-40. âyetler arasında aktarılan kişisel bir örnekle hem geleneğin tortuları temizlenir, hem azatlı kölelerin toplumsal statüsü yükseltilir. Bu olayın Kur’an’da yer almasının, vahyin ilâhî kaynağına yönelik tüm itirazları boşa çıkaran bir boyutu vardır. Başka hiçbir haricî-aklî delil olmasa dahi, bu âyetler vahyin kaynağının ilâhî oluşuna delil olarak yeter.Kur’an’da “Ey Nebî” hitabının en sık kullanıldığı sûre, doğrudan Nebi’ye hitapla başlar. Toplumsal baskının şiddeti ne olursa olsun, kişi Allah’a uymalıdır (1-3). Yanlış yargıların toplumsal bir mutabakata dönüşmüş olması, onu yanlış olmaktan çıkarmaz. Atalar geleneği öyle diyor diye eş anne olamaz, evlatlık da evlat olmaz (4-6). Hakikate sadâkat peygamberlik geleneğinin şiarıdır (7-8). Bu geleneği izleyen mü’minlere her dönemde savaş açılmıştır. Onlara düşen canları pahasına da olsa hakikatin yanında yer almak, kâfir ve ikiyüzlülerin düştüğü duruma düşmemektir (9-20). Rasul bu konuda ideal bir örnektir, hakka sadâkatte mü’minler de öyle olmalıdırlar (21-27; 45-46). Nebî’nin eşleri de misyonlarını unutmamalı, kendilerine yakışanı yapmalılar. İsyan ceza, itaat ödül görür; kadın-erkek fark etmez (28-36). Devamında Allah Rasûlü’nün ve ailesinin insan ilişkileri yeniden inşâ edilir ve bazı hukukî düzenlemeler getirilir (37-59). Bu düzenlemeler onları iftiracıların yamuk bakışlarından korumak içindir. O iftiracıların akıbeti ateştir (60-68). İhanetin de, sadâkatin de karşılığı görülecektir (69-73).