Sûre “gök gürültüsü” mânasına gelen adını 13. âyetinden alır. Bu ad, vahye ve onu tebliğ eden Allah Rasûlü’ne karşı iyice küstahlaşan Mekke egemenlerine karşı bir tehdit iması taşır. Çünkü gök gürültüsü arkadan gelen sağanağın habercisidir. Bu sağanak rahmet de, âfet de getirebilir.Sûrenin indiği dönem tartışılmıştır. Said b. Cübeyr, Hasan Basri, İkrime ve Ata Mekke’de indiğini söylerken, İbn Zübeyr, Kelbi, Mukâtil Medine’de indiğini söyler (Fethu’l-Kadir). Bazı kaynaklar, iki görüşe de İbn Abbas’ı referans göstermişlerdir (Beğavî ve İbnu’l-Cevzî). Her iki rivayet de, 31 ve 43. âyetleri istisna tutar. Bu, bir delile dayanmaz (Krş: 6. sûrenin girişi). Konusu ve üslûbu sûrenin Mekkî olduğuna delâlet eder. İlk tertiplerde Mekkî sûreler arasında yer alır. Vâhidi’nin 8-13. âyetlerin iniş nedeni olarak naklettiği rivayet Medine’de geçtiği için rahatlıkla göz ardı edilmelidir. Mucize taleplerine dair pasajlarla (27-39) ilgili nüzul sebebi rivayetleri, surenin iniş dönemiyle uyumludur. İbn Abbas tertibinde Secde-Tûr arasında yer alır. Boykot sonuna veya ardına tarihlendirilmelidir.Sûrenin ana teması, varlığın Halık’a dönük yüzüyle tevhid, mahluka dönük yüzüyle çok kutupluluk yasası ve çoğulculuktur. Tüm pasajlarda söz varlığın bu yasasına getirilir. Maksat, muhataba hayatın yasalarını öğretmek, mücadelesini o yasalara rağmen değil o yasaların yanında verdirmektir.Sûre muhatabını, varlığın tamamını bir kitap gibi okumaya çağırır. Afakî (1-4) ve enfüsî âyetlerden (8-11) söz eder. Anlamsızlık ve amaçsızlık demeye gelen tek dünyalılığı, meydan okuyucu bir üslûpla reddeder (5, 11-13, 18).Sûre, muhataplarının kimliğini de açıkça dile getirir: Bunlar Rablerini ve yeniden dirilişi inkâr eden (5), ilâhî tehdide karşı küstahça meydan okuyan ve mucize talep eden (6), Allah hakkında tartışan (12), Allah’tan başkalarına yalvarıp yakaran (14), Allah’la olan ahitlerini bozup, birleştirilmesi emredileni koparan (25), Allah’ın elçisiyle alay eden (32), Allah’a ortak koşan, tasavvurlarının kendilerine kurduğu tumturaklı tuzağa düşen (33), dünya ve âhirette azabı hak eden (34), Allah Rasûlü’ne “sen Allah tarafından gönderilmedin” diyen (43) kimselerdir. Bu âyetler, sadece ilk inkârcı muhatapları değil tüm zamanların inkârcılarını tasvir eder.Sûre, insanın vahyi, tabiatı ve kendisini okumasıyla ilgili mesajlar içermektedir. Bu okumanın nihai amacı, sûrenin 11. âyetinde şöyle ifade edilmiştir: “Bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe, Allah da o toplumun gidişatını değiştirmez.” Bireysel ve toplumsal değişmenin ilâhî yasası budur.