Ahkâf sûresi, “kum tepeleri” anlamına gelen Ahkâf adını 21. âyetinden alır. Kelime, Kur’an’da sadece bu sûrede geçer. Sûrenin, tüm hadis ve Kur’an edebîyatında anıldığı ilk ve tek ismi budur.Mekke’de nâzil olmuştur. Bazı âyetlerinin Medine’de nâzil olduğu tezini 6. sûrenin girişinde uyguladığımız kriterler doğrulamaz. Mushaf’taki sıralaması nüzul sıralamasıyla aynı olan yedi sûrelik Hâ-Mîm ailesinin sonuncusudur. İlk tertiplerde Câsiye-Zâriyât arasında yer alır. Sûrenin 29-32. âyetlerinde cinlerden söz edilir. Bu olayın, Taif dönüşü vuku bulduğu kabul edilir. Rasulullah’ın Taif’e gidişi ilgili kaynaklarda hicretten önceki üçüncü yıla tarihlendirilir. Yine sûrenin 15. âyeti, 68:23-24 ve 75:14-15’te işlenen ebeveyn-evlat ilişkisinin bir devamı niteliğindedir. Ferrâ, 9. âyeti Kureyş’in suikast planları bağlamında ele alır. Bütün bunlar sûrenin, ailenin diğer üyeleri gibi boykot sırasına veya sonrasına tarihlendirilmesini teyit eder.Sûre konu itibarıyla kardeşleriyle benzerlik arzeder. Yine onlar gibi içerik bütünlüğüne sahiptir. İlâhî bir inşâ projesi olan vahyin kaynağı, değeri ve ona iman üzerinde durur. Onu inkâr eden aklın açmaz ve sefaletinden örnekler verir. Bunların en anlaşılmaz olanı, kendisine iman telkin eden ana babanın evlat tarafından terslenmesidir (15-20). Zımnen; insanlığı bir baba şefkatiyle imana davet eden Allah Rasûlü’nü reddetmenin en büyük nankörlük olduğu dile getirilir. 40 yaşın insanın olgunluk yaşı olduğunu ifade eden âyet bu sûrede yer alır (15).Haddini aşmanın kendi kendini nasıl yıkıma götürdüğünün örnekleri, helâke uğrayan geçmiş toplumlar üzerinden sunulur. Bir tek Allah’a kulluktan kaçınanların, birçok sahte tanrı icat edecek bir zaafa nasıl düçar oldukları anlatılır (21-28). Söz dinleyen ve söz dinlemeyenlerin farklı tavır ve âkıbetleri dile getirilir (29-34). Söz dinlemeyip hayatını harcayanlar, kendi ömürlerini kendi elleriyle manen nasıl kısalttıklarını âhirette anlayacaklardır. Elleriyle anlamsızlaştırdıkları hayatları bereketsiz bir hayattır. Öyle ki, âhirette bütün bir ömrü “gündüzün tek bir saati kadar” kısa yaşamış gibi hissedeceklerdir (35).Kûfe sayımına göre 35, diğerlerine göre 34 âyettir. Farklılık Hâ-Mîm harflerinin ayrı bir âyet olup olmadığıyla ilişkilidir.