Sûre, “şairler” anlamına gelen Şu‘arâ adını sonundaki 224. âyetinden alır. Âyette kınanan şairler Şamanlığı şairliğinin önüne geçen, sanatları kendilerini Allah’a hayranlığa değil, O’nunla ayaklaşmaya götüren şairlerdir.Sûre, Mekke döneminin ortalarında inmiştir. İbn Abbas tertibinde Tâhâ-Neml arasında, diğerlerinde Vakı‘a-Neml arasında yer alır. İlk tertiplerin esas alınması durumunda sûreyi 5 veya 6. yıllara yerleştirmek gerekir. “Yakınlarını uyar” âyeti bunu destekler. Öte yandan, konu itibarıyla sûre boykot döneminin özelliklerini taşır. Bir müddet daha geç inmiş olabilir.A’râf, Hûd, Hicr, Enbiya sûreleri gibi bu sûrede de Allah’ın elçileri geçit yaparlar. Fakat hiçbirinde kıssaların vurgusu aynı değildir. Bu sûrede kıssalar özellikle peygamberler ekseninde ele alınır. Ayrıca İsrâiloğulları üzerinden tüm muhataplarına ders verilir. Bu konuları işleyen sûreler genelde Mekke döneminin orta diliminin sonlarında inen sûrelerdir.Sûrede hitabın hedefi doğrudan Rasulullah’tır. Bu nedenledir ki sûrede ikinci tekil zamiri fazlaca kullanılmıştır. Hitab doğrudan Allah Rasûlü’nü, dolaylı olarak da tüm muhatapları inşâya yöneliktir. Daha üçüncü âyetinde, inkârcıların durumuna üzülen Allah Rasûlü’nü teselli eder. Allah Rasûlü için Musa ve İbrahim peygamberler örnek gösterilirken, inkârcı muhataplar için de Nûh, Âd, Semud, Lût ve Eykelilerin akıbeti ibret olarak gösterilir. Sûrede anlatılan her sapkın kavim, esasen insanlık hayatındaki temel bir sapma türüne işaret eder.Bu kıssaların amacı, her birinin sonunda tam sekiz kez yer alan şu uyarıyla vurgulanır: “Şüphesiz bunda çıkarılacak dersler vardır, fakat insanların çoğu yine de inanmayacaktır; ne ki senin Rabbin, rahmet kaynağı olan O yüceler yücesidir.” Bu uyarı şu anlama gelmektedir: 1) İnsanların çoğunun aldırmaz tavrı ölçü olamaz; sen ibret ve ders al! 2) Allah’a güven, O’nun merhameti sonsuz bir Rabb-i Rahîm olduğunu unutma! Burada 3. âyetin içeriği, akla “Acaba Rasulullah kavminin başına öncekiler gibi bir bela gelmesinden mi endişe ediyordu?” sorusunu getirir.Yine sûrede tam beş kez insanlık sadakası rasullerin şu sesi yankılanır: “Ben bu davet karşılığında sizden hiçbir ücret talep etmiyorum. Benim ecrimi takdir etmek sadece âlemlerin Rabbine düşer.”Sûrenin son âyeti Allah’a, kendisine ve eşyaya yabancılaşan her toplum ve uygarlığı bekleyen mukadder sonu haber vermektedir: “Ve zulme gömülenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini günü gelince öğrenecekler!” (227)