Sûre adını ilk âyetinden alır. Sadece burada kullanılan el-Hâkka, “hakikatin bütün unsurlarıyla tahakkuk etmesi” mânasına gelir. Aslî hüviyetiyle arz-ı endam edecek olan kaçınılmaz gerçeği dile getirir. Nüzul sebebi rivayetlerinden, daha Allah Rasûlü zamanında bu isimle anılmaya başladığı anlaşılmaktadır.Sûre Mekke’de inmiştir. Meşhur tertip sûreyi 9. yıla ait olan Mülk’ten sonraya yerleştirir. Fakat muhtevanın esas alındığı bir sıralamada sûre daha önceye yerleştirilmelidir. Girişinde kıssaların çok özet bir biçimde yer alışı, Fecr’i çağrıştırır. Sûrenin 41-42. âyetleri Hz. Ömer’in Müslüman oluşuyla ilişkilendirilmiştir. Buna göre sûreyi Necm ile başlayıp Tâhâ ile zirvesine ulaşan “meydan okuyan” sûrelerin sonuna yerleştirebiliriz. Bu da yaklaşık, nübüvvetin 6. yılına tekabül eder.Konusu Son Saat ve âhirettir. Son Saat’in helâk edici görüntüsünü resmeder (1-3, 13-17). Âhireti inkâr eden ve vahye kulak vermeyen geçmiş kavimlerin helâk kıssaları veciz bir üslûpla dile getirilir (4-12). Söz Hesap Günü’ne gelir (13-18). Ödül ve ceza, hesabın doğal birer sonucudur (19-37). Sûre, ödülü cennet olanların sevincini, yaşayanlarla paylaşır: “O (sevinçle) şakıyacak: ‘Hey millet! Alın işte, okuyun karnemi! Kesinlikle ben, hesabımla yüzleşeceğime gönülden inanmıştım!’ (19-20). Tabii ki cezası cehennem olanların hayal kırıklığını da paylaşır: “Sonunda o da şöyle sızlanacak: ‘Eyvah! Keşke hiç karne almasaydım! Ve hesabımın ne olduğunu (keşke) hiç bilmeseydim! Ah! Keşke (ölüm), işi tamamen bitiren (mutlak bir yok oluş) olsaydı! Malım başıma gelen hiçbir belayı def etmedi… Gücüm elimde patladı…’ (25-29)Vahyin kaynağının Rasul değil Allah olduğunun en keskin ifadesi bu sûrede yer alır: “Ve eğer (Rasul) kısmen dahi, söylemediğimiz sözler uydurarak Bize isnat etseydi, onu bundan dolayı sağ elimizle şiddetle yakalar, sonra da yine bundan dolayı şah damarını kesip (başını) gövdesinden ayırırdık da, sizden hiç kimse buna engel olamazdı!” (44-47)Sûre, sözlerin zirvesi vahiyle son bulur. Çünkü vahiy “mutlak hakikat”tir (51). Bundan dolayı insan azamet sahibi Rabbi adına hareket etmelidir (52).