“Haneler, odalar” anlamına gelen Hucurât adını sûre 4. âyetinden alır. Baştan beri bu isimle anılmıştır. Ne siyer ne de hadis kaynaklarında aksini isbat eden bir rivayete rastlanmamıştır.Sûre Medine’de inmiştir. 4. âyet Temimoğulları heyetinin ziyaretine atıftır. Bu olay “elçiler yılı” adı verilen 9. yılda gerçekleşmiştir. 6. âyetin inişine neden olan olayın kahramanı ise Fetih’ten sonra Müslüman olan bir isimdir. Bu veriler sûrenin en erken 8. yılda indiğini gösterir. İniş sıralamasında sondan üçüncü sûredir.Sûrenin ana konusu, İslâm cemaatinde insan ilişkileri, bunun üzerinden iman ve edep/saygı arasındaki bağdır. “Ey iman edenler!” hitabının beş kez yer aldığı sûre, baştan sona insan ilişkilerinin üzerinde yükseldiği etik ve estetik değerlerden, ahlâk ve edebe dair ilkelerden söz eder. Önce Allah Rasûlü ile sahabe arasındaki ilişkileri ele alır. Allah Rasûlü’nün şahsında hayatın değişik alanlarında onun mirasını üstlenen otoritelere karşı saygıyı öğütler (1-5). Ardından İslâm cemaatinin kendi bireyleri arasındaki ilişkileri ele alır. Yalan haber üreten ve taşıyanları, İslâm cemaatinin güvene dayalı yapısını tehdit eden tehlikeli unsurlar olarak işaretler.Bu tür problemlere karşı en büyük tedbir iman kardeşliğidir: “Mü’minler kardeştir!” (6-10). Kardeşin kardeşi küçük görmesi, alaya alması, aşağılaması ve küçük düşürmesi bizzat kendisine haksızlıktır (11). Bütün bu ahlâkî zaafların arkasında yatan neden ise suizandır. Kötü zannın sonucu olan arkadan çekiştirme hastalığı mânevî bir yamyamlık olarak takdim edilir (12). ‘İman kardeşliği’ ilkesinden yola çıkılarak, söz, en geniş kardeşlik zemini olan ‘insan kardeşliğine’ getirilir. İşte o evrensel ilke burada yer alır: “Elbet Allah katında en üstününüz, O’na karşı sorumluluk bilinci en güçlü olanınızdır” (13).İddia halindeki imanla isbat edilmiş iman arasındaki farka tarihsel bir örnek gösterildikten sonra, söz pazarlıklı imanın tezahürü olan “Allah’a din öğretmeye” getirilir (14-16). Kur’an’a göre iman ve teslimiyet, kişinin Allah’a değil kendisine yaptığı en büyük iyiliktir: “Onlar teslim oldular oldular diye seni minnet altına almaya kalkıyorlar. De ki: İslâmınızdan dolayı beni minnet altına alıp bana lutfettiğinizi sanmayın; eğer (hakikate) sadıksanız, sizi doğru yola yönelttiği için asıl Allah size lutufta bulunmuştur” (17). Kıraat okullarının hepsi sûreyi 18 âyet olarak sayar.