Sûre ayın evrelerine değil de zâtî varlığına delâlet eden “ay” anlamındaki Kamer adını ilk âyetinden alır. Sahabe’nin dilinde ilk kelimeleri olan ikterabeti’s-sâ’ah ile anılmıştır (Buhârî).Sûrenin tamamı Mekkîdir. Hz. Âişe’den şöyle bir rivayet nakledilir: “Bu sûre Muhammed’e indiği sırada ben oyun oynayan yeni yetme bir kız çocuğuydum” (Buhârî). İlk tertipler sûreyi Tarık-Sâd arasına yerleştirir. Bu sûreyi, 5. yılda inen Tarık’ın arkasına yerleştirmek isabetli değildir. Zira sûre boykot döneminin açtığı yaraları saran bir üsluba sahiptir. Bu yaraların henüz taze olduğu 9. yılda inmiş olmalıdır.Bu sûrede kıssalar birer kurşun gibi söz kalıbına dökülerek sözün gücüne karşı gücün sözcülüğünü yapan inkârcı muhataplara yöneltilir. Tam dört kez şöyle denir: “Fakat, uyarımın (dinlenilmemesi) halinde azabım nasıl olurmuş, (gördüler)! Doğrusu Biz bu Kur’an’ı ders alınsın diye kolaylaştırdık; öyleyse, yok mudur ders alan?”Zira Kur’an, sahibi Allah olan hayat okulunun yine Allah’a ait olan müfredatıdır. Kur’an’dan ders almayan Allah’tan ders almıyor demektir. Vahiy kendisini “düşünen bir topluma” ithaf eder. Dersi ise hayatına vahiyle istikamet vermek isteyenler alır. Hz. Ömer şöyle der: Lâ yağrurkum men karae’l-Kurân! İnnemâ huve kelâmun netekellemu bih. Velâkin unzurû men ya‘mel bih!” (Birinin Kur’an okuması sizi aldatmasın! O dilimizdeki bir sözdür. Asıl siz onu kim hayatına koyuyor, ona itibar edin!) Fudayl b. ‘Iyaz şöyle der: “İnnemâ nezele’l-Kur’anu li-yu‘mele bih; ittehaze’n-nâsu kıraetehu ‘amelen” (Kur’an sadece kendisiyle amel olunmak için indirildi; insanlarsa onun kıraatını amel edindiler).Sûre konu itibarıyla üç bölüme ayrılabilir. 1. bölümü oluşturan 1-8. âyetler yaklaşan kıyametten söz eder. 2. bölümde helâk kıssaları yer alır (9-42). Hz. Nûh’un “bittim noktası” dile getirilerek (10) zımnen Allah Rasûlü’ne, “Kulun gücünün bittiği yerde Allah’ın yardımı başlar” müjdesi verilir. 3. bölüm gaybî bir ihbar ile, vahye karşı direnenlerin hezimete uğrayacakları haberiyle başlar (45). Varlığın ilâhî bir plan üzere yaratıldığı vurgulanır (49).Son pasajında Allah’a karşı küstahlaşan herkese şu ilâhî uyarı yapılır: “Nitekim, geçmişte sizinle aynı kafaya sahip toplumları yok ettik: hâlâ yok mudur ders alan?” (51)