Adını başındaki “surat astı” anlamına gelen ‘abese fiilinden alır. Bazı otoritelerin farklı isim koyma teşebbüsleri hüsn-i kabul görmemiştir.Sûre, tartışmasız Mekkîdir. Sûrenin ilk pasajında atıf yapılan âmâ İbn Ümmi Mektum’un kahramanı olduğu olay, bize sûrenin indiği zaman dilimi hakkında ipucu verir. Buna göre Allah Rasûlü müşrik kodamanlarla davet için bir araya gelmektedir. Tüm tertiplerde Necm sûresinin ardına yerleştirilen bu sûre, muhtemelen Mekke müşrikleriyle köprülerin atılma arefesinde nâzil olmuştur. Zira Necm sûresinin inişinin üzerinden çok geçmeden tüm diyalog kesilecektir. Şu halde ‘Abese sûresi bireysel davet ile Habeşistan hicreti arasındaki bir dönemde, muhtemelen 4. yılda inmiş olmalıdır.Sûre, ilk bölümünde dolaylı, diğer bölümlerinde doğrudan insan türünü (el-insan) muhatap alır. Öznesi tartışmalı olan ilk iki âyeti istisna tutacak olursak, sûre Allah Rasûlü’nü uyaran bir pasajla söze girer (3-10). Bu uyarı, sorumluluk ahlâkı ile davranış ahlâkı arasındaki dengenin korunmasına yöneliktir. Aynı zamanda toplum içinde özürlüye öncelik tanıyan bir tavır öne çıkarılır. İlk pasajın ana teması, sosyal statü ve konumların kişinin değerini belirleyici olamayacağıdır. Aynı hakikat Hümeze ve Hucurât’ta da vurgulanır. Bu konuda Allah Rasûlü’nü uyaran âyetler bu sûrenin ilk pasajıyla sınırlı değildir. Tevbe 43 gibi doğrudan ve Nisâ 105-107 gibi dolaylı pasajlar da Allah Rasûlü’ne yönelik uyarılar taşır.Ardından söz insana getirilir. Zira sözün insanı vahiy (11-16), hayatın vahyi insandır (17-24). Sûrenin Allah Rasûlü’nü uyaran ilk pasajının da maksadını içeren berceste âyeti burada dile gelir: “(Hiçbir insan) O’nun emirlerini asla kusursuz yerine getirememiştir” (23). Bu “hatasız kul olmaz”ın Kur’an’casıdır.Son söz yeniden dirilişe aittir. Özellikle de en yakın akrabaların dahi birbirinden kaçtığı Hesap Günü’ne: “Bazı yüzler vardır: o gün ışıl ışıl ağardıkça ağaracak; şen-şakrak… Bazı yüzler de vardır: o gün bütünüyle toz-toprak; karardıkça kararacak…” (38-41)Rabbim! Yüzümüzü ak, özümüzü pak, sözümüzü hak eyle!