Sûre, muhatabının Allah tasavvurunu şirkten arındırdığı için İhlas adıyla şöhret bulmuştur. Muhtevasına uygun olan Tevhid adıyla da anılmıştır. Bazı rivayetlerde Kul huvallahu ahad adıyla anılır. Bunların dışında Esâs, Samed, Tefrid, Tecrid, Necat, Nisbe, Ma’rife, Cemal, Kâfirûn ile birlikte Mukaşkışeteyn, Cerb, Mu’avvize, Mani‘a, Mahdar, Muneffira, Berrae, Muzekkira, Nur, Eman ve Şafiye diye de adlandırılır (Râzî ve İbn Âşûr).Mekke’de indirilmiştir. Üslubu ve muhtevası bunu destekler. İlk tertiplerin tümünde Mekkî’dir. Medine’de indiği iddiaları sebeb-i nüzul rivayetlerinden kaynaklansa gerektir. Ünlü tertipte Felak ve Nâs’ın ardına yerleştirilir. Bu durumda sûreyi Nübüvvetin 3. yılına tarihlendirmek gerekir.İhlas sûresi, kelime-i tevhidin (lailahe illallah) tefsiridir. Üçü olumlu üçü olumsuz toplam altı cümleden oluşan sûrenin konusu tevhid, amacı Allah tasavvurumuzu İnşâdır. Her bir cümle arasında sebep sonuç ilişkisi vardır. Mesela Allah oluşu sonuç, diğerleri sebep olursa açılımı şöyle olur: O Allah’tır: çünkü eşsiz ve benzersizdir, Samed’dir, doğurmamış ve doğurulmamıştır, hiçbir şey O’na denk ve benzer olmamıştır. Allah oluşu sebep, diğerleri sonuç olarak okunursa: O eşsiz ve benzersizdir, O Samed’dir, O doğurtmamış ve doğurulmamıştır, hiçbir şey O’na denk ve benzer olmamıştır: çünkü O Allah’tır. Sûre tevhid sûresidir ve tevhid, Allah’ı Allah bilmektir.İhlas Sûresi bütünüyle Allah’ı tanıtan ilâhî bir kartvizit mesabesindedir. Kulun Rabbine ihlas ile intisabını ele alır. Sûrenin ihbar cümleleri, kul (de ki) ile İnşâya dönüştürülür. Allah Rasûlü sûreyi “Kur’an’ın üçte birine denk” olarak niteler (Buhârî ve Müslim). Bu, sûrenin konusuyla alâkalıdır. Zira Kur’an’ın ana konuları tevhid, nübüvvet ve âhirettir. Rivayette “Kur’an âyetlerinin efendisi” olarak nitelenen Âyetelkürsi ve Haşr sûresinin sonu gibi Allah’tan söz eden âyetler varsa da, bütünüyle Allah’ı konu alan tek sûre budur.Allah Rasûlü, sabah namazı öncesinde kıldığı nafile namazda ve bayramlarda bu sûreyi Kâfirûn ile eşleştirerek okurdu. Sûrenin iniş nedeni olarak nakledilen rivayetler içerisinde en tutarlı olanı, İbn Mes’ud, Ubey b. Ka’b ve Cabir b. Abdullah’tan ayrı ayrı gelen şu rivayettir: “Kureyş Nebi’ye ‘Bize Rabbinin niteliğini anlat!’ dedi, bu sûre nâzil oldu” (Tirmizî). Bu sûrede Allah’ı bizzat Allah tanıtmaktadır. Bu yüzden bu sûre vahyin zirvesidir. Zira varlığın zirvesi olan Allah’tan söz etmektedir.