Sûre lafzen “kurudu”, zımnen “kahroldu” mânasına gelen Tebbet adını ilk âyetinden alır. İlk mushafların ve tefsirlerin çoğunda bu isimle yer alır. Tirmizî de sûreyi aynı adla anar. Bazı mushaf ve tefsirlerde son kelimesi olan Mesed adıyla yer almıştır.Mekke’de inmiştir. Hz. Osman ve İbn Abbas tertiplerinde Fâtiha’nın hemen ardına 6 ve 7. sıraya yerleştirilir. Bu durumda sûrenin iniş tarihi birinci yılın ilk yarısıdır. Fakat yine İbn Abbas’tan gelen ve Sahihayn başta olmak üzere birçok kaynakta nakledilen nüzul sebebi rivayetleri, sûreyi en erken 6 veya 7. yılda inmesi muhtemel olan ve 47. sıradaki Şu‘arâ’nın ardına yerleştirmemizi gerektirir. Zira bu rivayetlerin tamamında, Tebbet’in inişine neden olan süreç “Artık senin aşiretinden olan yakınlarını uyar.” (51:214) âyetiyle başlatılır.Birincisi erkendir. Çünkü Ebu Leheb, Allah Rasûlü’nün amcasıdır ve sûrenin muhtevası, amca ile yeğen arasındaki ipi inceldiği yerden koparmaktadır. Bu ipin incelmesi için aradan makul bir zaman geçmiş olmalı ve bir olaylar zinciri yaşanmış bulunmalıdır. Bu da 1. yıl olamaz. İkinci ihtimal olan sûreyi Şu‘arâ’nın ardına yerleştirmek çok geçtir ve makul görünmemektedir. Muhammedî davetin ilk yılları dikkate alındığında sûrenin muhtevasına en uygun tarih 2. yılın sonu, en uygun yer Kâfirûn sûresinin arkasıdır.Kâfirûn sûresinde pazarlıkçı kâfirler güruhundan söz edilmişti, bu sûrede ise onlar arasından en pazarlıkçı tip olan bir isim küfrün prototipi olarak sunulmaktadır: Ebu Leheb. Allah Rasûlü’nün amcası olan Abduluzza, sûrede kinayeli bir biçimde “Alev Babası” mânasına gelen bir künyeyle anılmaktadır. Nüzul sebebi rivayetlerinden birinde bu şahsın karakterini ele veren şu pazarlık nakledilir: Ebu Leheb, Allah Rasûlü’ne gelerek, “Ben Müslüman olursam bana ne var?” der. Allah Rasûlü, “Herkese ne varsa sana da o var” der. O da, “Beni herkesle bir tutan din olmaz olsun” der. Onun çıkarcı tabiatı Bedir’de de görülmüş, savaşa gidip mertçe çarpışmak yerine kendi yerine parasıyla asker göndermiştir.Kur’an vahyi, Allah Rasûlü dışında sadece iki çağdaşını ismen anar: İyilerden Hz. Zeyd, kötülerden Ebu Leheb. Ebu Leheb bu sûrede tarihsel bir kişilik olarak değil, imana karşı körü körüne savaşan inkârcı tipin mümessili olarak yer bulur. Mesaj açıktır: Ebu Leheb ölür, fakat Ebu Leheblik yaşar.