Adını ilk âyetindeki infeterat fiilinden alır. “İlâhî emre boyun eğerek bir çekirdeğin filiz vermek için yarılışı gibi yaratılışın yeniden iadesi” mânasına gelir. Allah Rasûlü’ne nisbet edilen bir haberde ilk âyetiyle anılmıştır. Buhârî de sûreyi ilk âyetiyle anar.Mekke’de indirilmiştir. Sûre sıralamasında mushaftaki sırasıyla ünlü tertipteki (Osman tertibi) sırası birbirine denk düşen tek sûredir (82). Söz konusu tertipte Nâzi‘ât-İnşikâk arasına yerleştirilmiştir. Bizce sûreler arasındaki yeri isabetli fakat iniş tertibindeki rakamı isabetsizdir. Bizi hayli yoran gerekçeli nüzul tertibimizde 49. sıraya denk gelmektedir. Bu da sûrenin boykot döneminin başlangıcında nâzil olduğunu gösterir. Sûreyi nübüvvetin 7. yılına tarihlendirebiliriz.Tüm tefsirlerde sûre Son Saat, Kıyamet ve âhiretle ilgilendirilmiştir. Bütün bunlar sûrenin “bozuluş” sürecine ilişkin okunduğunu gösterir. Bizce sûre “bozuluş” değil “yeniden oluş” süreciyle alâkalıdır. Zira bozuluş süreci Tekvîr sûresinde tasvir edilir. Bu sûre ise Tekvîr’dekinin tam tersi olan yeniden yaratılış sürecine delâlet eder. Bunun delili, âdeta gaybı hazır eden, insanın başka hiçbir kaynaktan alamayacağı yeniden yaratılış sahnelerini gözler önüne seren sûrenin ilk âyetleridir. “Çekirdeğin çatlayarak filiz çıkarmasını” ifade eden infetara fiiliyle ifade edilen yeniden oluşun ardından, yıldızların yeniden yaratılış ve denizlerin ortaya çıkış süreci beyan edilir (1-3).Bu hatırlatmanın amacı insanın Allah’a sırt dönerek kendine ihanet etmesini önlemektir. Zaten sûrenin berceste âyeti de bu hakikati dillendirir:“Ey insanoğlu! Bu kadar ulu ve cömert olan Rabbine karşı seni aldatan ne?” (6)İnsanın sürekli ilâhî gözetim ve denetim altında tutulduğunu ifade eden âyetlerin ardından (10-12) söz iyilerin ödülü ve kötülerin cezasına getirilir (13-16).Bütün bunlar, insana Hesap Günü’nü hatırlatmak içindir. Zira o gün, hiç kimsenin hiç kimseye hiçbir faydası olmayacaktır (19).