Secde, teslimiyetin altına beden diliyle atılan imzadır. Sûre bu adı 15. âyetinden alır. Tirmizî Cami‘inde sûreyi bu adla anar. Yine Tirmizî’nin Cabir b. Abdullah’a atfen naklettiği “Allah Rasûlü elif lâm mîm tenzil ve tebarakellezi bi yedihi’l-mulk’ü okumadan uyumazdı” rivayetinden, sûrenin başka adları da bulunduğunu çıkarabiliriz.Sûrenin iniş yeri ve zamanı konusunda ihtilaf edilmiştir. Çoğunluğa göre Mekkî’dir. İbn Abbas’a atfedilen iki görüşten biri de budur. İkinci görüşe göre, 18-21. âyetler Medine’de inmiştir. Fakat bu, zayıf nüzul sebebi rivayetlerine dayandığı için rahatlıkla göz ardı edilebilir. Kaldı ki 6. sûrenin girişinde uyguladığımız kriterler de bu sonucu verir. Sûre, müşriklerin vahye karşı itiraz ve iftiralarından söz ettiğine göre (3), Mekke’de indiği kesindir. 13. âyette dokuzuncu yılda indirilmiş olan Sâd sûresinin 84-85. âyetlerine atıf vardır. Şu halde bu sûrenin de boykot sonu veya sonrası sûrelerinden olduğu sonucuna varılabilir. 9 ila 11. yıllar arasında inmiş olmalıdır. İbn Abbas’tan gelen meşhur tertipte Medenî sûrelerden olan Cuma-Munâfıkun, Cabir b. Zeyd kanalıyla gelen İbn Abbas tertibinde İnşikâk-Ankebût, diğerlerinde Mü’minûn-Tur arasında yer alır.Sûre, vahye atıfla başlar, inkârcıların iftiralarını dile getirir (1-3). Âhiret hayatına dair ayrıntılar verir (4-14). Kur’an’da cennet hakkındaki en çarpıcı âyetlerden biri bu sûrededir: “..onları (cennette) ne türden göz kamaştırıcı sürprizlerin beklediğini hiç kimse bilemez” (17). Cennete dair tüm âyetlerin anası budur. Cennete dair diğer tüm âyetler, bu âyetten beslenirler.Ardından geçmiş ümmetlerden hem örnek hem de ibret olanlara değinilir (23-26). Kur’an’da “fetih”ten söz eden ilk pasajlardan biri de bu sûrede yer alır (28-29). Burada sözü edilen “fetih” ile, Mekke’deki sıkışmışlık durumundan kurtuluş kastedilse gerektir. Bu âyetlerdeki ince tehditten, tünelin ucunda ışığın göründüğü yorumu yapılabilir. O ışık, Yesriblilerle yapılan ilk görüşmelerden alınan olumlu sinyaller olsa gerektir. Sûre inkârda ısrar edenleri uyaran bir âyetle son bulur.Çoğunluğun taksimatına göre âyet sayısı 30, Basralılara göre âyet sayısı 29’dur.