Fâtır esma-i hüsnadandır. “Yaratmayı ilk başlatan” demektir. Sûre, Fâtır adını ilk âyetinden alır. Buhârî, Tirmizî ve bazı tefsirlerde “Melâike Sûresi” adıyla anılır. Zira melekler, sadece bu sûrede ilk âyetteki nitelikleriyle anılır.Tamamı Mekke’de inmiştir. İlk tertiplerin tümünde Furkan ve Meryem sûreleri arasına yerleştirilir. Bu durumda sûre 6. yıla yerleştirilebilir.Sûrenin ana fikri, varlığın görünüşteki olanca farklılığına rağmen hayranlık verici iç uyumudur. Sûre, görünür ve görünmez kutuplarıyla yaratılışa atıfla söze girer (1). Bu ihtişamın ve onun failinin farkına varmadan savrulan insana sorumluluğunu ve ‘Allah ile aldatılmamasını’ hatırlatır (2-7). Vahyin ilk muhatabına da hayatın çeşitlilik ve çift kutupluluk yasasını hatırlatır (8). Buna göre iman gibi küfür de hep var olacaktır. İyi ve kötü, güzel ve çirkin arasındaki fark böyle tezahür edecektir (10). Sûre, yaratılışın farklılık içinde uyum yasasına denizi (12), gece ve gündüzü (13), bitkileri ve madenleri (27), hayvanları (28) örnek gösterir. Bu yasa gereği, insanların da hakikate sorumluluk, bilgi ve anlayış düzeyleri oranında farklı tepkiler verdiğini dile getirir (18-22, 28, 32). Farklılık yasasını fark etmeyen insanın farklı inanç ve düşünceyi ‘ötekileştirerek’ nasıl gözü kapalı yok etmeye çalıştığını Allah Rasûlü’ne yönelen müşrik tavır özelinde vurgular (2, 10, 25, 42-43). Bu şekilde, inançlardaki farklılık ve iman, küfür arasındaki mücadelenin de bu yasa çerçevesinde algılanması gerektiği ima edilir (4 ve 43. âyetin sonu). İlâhî rahmetin bir eseri olarak insan için konulmuş bir yasa daha vardır: İnsana son nefesine kadar yanlıştan dönme fırsatı tanımak (44).Sûrede vahyin tamamına serpiştirilmiş hakikatlerin tek cümlede ifadesini bulduğu bir çok ibâre yer alır. İşte bunlardan bir buket:“O’na sadece güzel sözler yükselir, o sözleri yücelten ise güzel ameldir” (10). “Sana hiç kimse her şeyden haberdar olan (Allah’ın) verdiği türden bir haber veremez” (14). “Sizler Allah’a muhtaçsınız, Allah ise kendi kendine yetendir” (15). “İsterse sizi ortadan kaldırır ve yerinize yeni bir toplum getirir” (16). “Allah’a kulları içinde yalnızca (bunun hikmet ve amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar” (28). “Sen Allah’ın sünnetinde hiçbir başkalaşma göremezsin; evet sen Allah’ın sünnetinde hiçbir sapma da göremezsin” (43).Nüzul sürecinde Fâtır, Hâlık, Ğanî, Şekûr ve Halîm esması ilk bu sûrede geçer. Sûre, Kûfe ve Mekke okullarına göre 45, diğer okullara göre 46 âyettir.