Mahlûkat ağacının soylu meyvesinin adıyla anılan İnsan Sûresi, adını ilk âyetinden alır. Buhârî’deki bir rivayetten, sûrenin Allah Rasûlü zamanında hel etâ ‘ale’l-insân sûresi olarak anıldığını anlıyoruz. Birçok mushafta adı “mutlak zaman” anlamına gelen dehr olarak kayıtlıdır. Hafâcî “Emşâc”, Tabersî “Ebrâr Sûresi” diye anmıştır.Sûrenin Mekkî mi Medenî mi olduğu ilk otoriteler arasında tartışılmıştır. İbn Abbas, İbn Ebi Talha, Katade ve Mukâtil Mekkî olduğunu söylemiş. Hafâcî bu görüşü cumhura atfetmiş. Mücahid ve daha başkaları Medenî olduğunu söylemiş. Medenî diyenler, 8. âyetteki esîranı “harp esiri” olarak anlamışlar ve Ensar’la ilişkilendirilen nüzul sebebi rivayetlerine itibar etmişlerdir. İlginç olan husus, elimizdeki tüm nüzul tertiplerinde sûrenin Medenî olan Talak sûresinin önüne yerleştirilmiş olmasıdır.Sûrenin üslûbu, muhtevası ve belâgatı kuşkuya meydan bırakmayacak şekilde Mekkî olduğunu, hatta erken dönemlere ait olduğunu göstermektedir. Sûre, İbn Mes’ud mushafında Kıyamet sûresi önüne yerleştirilir. Bu, Rasulullah’ın İnsan ve Kıyamet sûrelerini namazda art arda okuduğu rivayetini desteklemektedir (Ebu Dâvud). Bazergân sûreyi 5. yıla, Blachère de Mekke’nin orta dilimine yerleştirir. Tüm göstergeler bu tercihi desteklemektedir.Sûrenin ana fikri mazi, hal ve istikbaliyle insan ve insan iradesinin belirleyiciliğidir. İlâhî tekâmül yasasına tâbi olan insanın tek kaderi vardır: Seçmek. İşte şu âyet bu gerçeği haykırır: “Elbet onu (amacına ulaştıracak olan) doğru yola Biz yönelttik: ister şükreder, ister nankörlük eder.” (3) Her şeyin bir ruhu olduğu gibi âhiret de dünyanın ruhudur. İnsan âhirette bu dünyadaki tercihinin karşılığını bulacaktır. Ceza ve ödül, insanın kendi elleriyle kazandıklarıdır (4-22). Ne var ki, ilâhî ödül kat kat fazladır. Bu da Kerim olan Allah’ın kullarına kerem ve ihsanıdır.Sûre, sonunda Rasulullah’ı doğrudan İnşâya yönelir ve küfür karşısında ona direnç aşılar (23-28). Ve sözü iradeye getirir: İnsanın dilemesini de Allah dilemiştir (29-31). İradeye dikkat çekerek başlayan sûre, yine iradeye dikkat çekerek son bulur.