Nûn ve’l-Kalem veya Nûn diye de anılan Kalem sûresi, adını ilk âyetinden alır. Sûre 4. yüzyıldan itibaren şimdiki gibi tek isimle anılmaya başlanmıştır.İlk inen sûrelerdendir. 17-52 arasının ilk pasajlardan daha sonra indiği düşünülebilir. Fakat sûreyi baştan sona kuşatan iç ahenk ve konu bütünlüğü, bu ihtimali zayıflatmaktadır. İlk nüzul tertiplerinde 2. sırada yer almasına rağmen, sûrenin muhtevası bu sırayı dört açıdan desteklemez: 1) Sûre müşriklere cevap ve tehdit içermektedir. 2) Meydan okuma ve/veya dikkat çekme işlevi de olan mukatta‘a harfi ile başlayan ilk sûredir. 3) Âhireti inkâr edenlerin “eskilerin masalları” sözü nakledilmektedir. Bu sözü söylemeleri için âhiret üzerinde durulmuş olması şarttır. Oysa 8. âyetindeki “Rabbe dönüş”ü saymazsak, ‘Alak’ta âhiretten açıkça söz edilmez. 4) Bu üç şık için de “açık davet” şarttır. Bu da, fetret-i vahy adı verilen olayın (bkz: 74. sûrenin girişi) sonrasına tekabül eder. Üçüncü âyetteki “kesintisizlik” bunu îma etse gerektir. Hz. Âişe de bu sûrenin fetret-i vahiyden sonra indiği görüşündedir. Bu takdirde sûre ikinci değil, Fâtiha, ‘Alak, Müzzemmil, Müddessir, Duhâ ve İnşirah’ın ardından 7. sırada yer almalıdır.Sûre, Allah Rasûlü’ne inkârcı çevrenin sözlü saldırısını red ile başlar (2), tekrar aynı konuya dönerek biter (48-52). Giriş âyetleri ilâhî bir destek ve tesellidir. Allah Rasûlü’nün şahsiyetine dair en çarpıcı hakikat de burada yer alır: “Çünkü sen, muhteşem bir ahlâka/yaratılışa sahipsin” (4).Fecr’den önce indiğini kabul etmemiz şartıyla, Kur’an’ın nüzul sürecinde anlatılan ilk kıssa bu sûredeki “bahçe sahibi” kıssasıdır (17-32). Yemen kökenli bu kıssa, “paylaşma ahlâkı” üzerine inşâ edilir. Kıssa üzerinden “Ey muhatap, sakın Allah yokmuş gibi davranma!” (bkz: 18. âyet) mesajı verilir.İniş sürecinde âhiretten söz eden ilk sûre budur. Hakikate karşı ön yargılı bir inkâr içinde olan muhataplara sorumlu davranmaları öğütlenir. Sorumsuz bir hayat yaşayanları bekleyen feci akıbet haber verilir (33-43). Allah Rasûlü’ne verilen “onları bana bırak” mesajı, zımnen, onlar sana değil Bana karşı savaşıyorlar mesajıdır (44-47).Ve son söz olarak, Allah Rasûlü’ne Hz. Yûnus’un görevi terk edişi hatırlatılarak “Sakın Balık Sahibi gibi olma!” denilir (48-50). Bu âyetler, Allah Rasûlü’nün üstlendiği görevin ne kadar ağır olduğunun da tescilidir.