“Gece yürüyüşü” anlamına gelen adını ilk âyetinden alır. Hem gelecekte gerçekleşecek olan Hicret’e, hem de derûnî hicret olan İsra’ya atıftır. İsrâiloğullarından söz ettiği için “Beni İsrâil sûresi” olarak da adlandırılmıştır.Sûre Mekkî’dir. Peygamber kıssalarının yer aldığı boykot sonrası sûreleri arasına (11-12. yıl) yerleştirilmelidir. Yahudilere ait içerik, bu dönemin sûreleri olan En’âm, A’râf, Cin, Neml, Şu‘arâ’ sûrelerini hatırlatmaktadır. Fakat 60. âyet Sâffât 62’ye atıf yaptığına göre, Sâffât’tan sonra indiği kesindir. İlk tertiplerde Kasas-Yûnus arasına yerleştirilir. Sûrenin kimi âyetlerinin Medine’de indiği rivayetlerini, 6. sûrenin girişinde uyguladığımız kriterler doğrulamaz.Sûre, İsrâ âyetiyle başlar. Bu âyet hem anlam hem de ses (sûredeki tüm âyetler elif’le biterken, sadece bu âyet ra ile biter) açısından sûre içerisinde nisbeten bağımsız bir birim teşkil eder. Fakat İsrâ müşahedesi ve onun ana duraklarından biri olan el-Mescidu’l-Aksa ile İsrâiloğulları arasındaki ilişki bağlamında, âyetin sonrasıyla atıf düzeyinde bir ilişkisi olduğu da açıktır.Sûrede, İsrâiloğullarının tarihte uğradığı askerî yenilgi ve sosyal felaketlere yer verilir. Bunun amacı, muhataplarına yükselişin ve çöküşün yasalarını hatırlatmaktır. Olayların çevresinde döndüğü eksen, “Ve Biz, her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık” (13) mealindeki anahtar âyettir.Sûre, daha sonra insan-Allah ve insan-insan ilişkilerinde uyulması gereken akidevi ve ahlâkî kuralları hatırlatır. Özellikle 22-37. âyetler arasında dile getirilen kuralların -Sebt yasağı hariç- Tevrat’taki on emri içermesi (Kur’an’da dokuz emir: Krş: 68:101), tüm vahiylerin zirvesi olan Kur’an’ın, kendisinden önceki vahiylerin ruhunu içerdiğinin göstergesidir. Ardından tevhid, nübüvvet ve vahiy konularının işlendiği âyetler, sözü âhiret inancına getirir. Yeniden dirilişe inanmak istemeyenleri “ister taşa dönüşün, ister demire” (50) diyerek ihtar eden sûre, insanı eylemlerinin ahlâkî sorumluluğunu üstlenmeye davet eder. Âdem(oğlu) ile şeytan arasındaki ezelî mücadele ile, vahye karşı direnişin negatif kaynağına işaret edilir.Nübüvvetle başlayan sûre, sözü anlamın kaynağı olan Allah’a getirerek son bulur. Müebbet yolcu olan insan için peygamberlik kurumu rehberliği, Allah ise yolun sonunu ifade eder. Sözün özü: İnsan Allah’tan kaçamaz.