Adını ilk âyetinden alır. “Zaman” anlamına gelir. İlk mushaf ve tefsirlerin çoğunda bu adla anılır. Buhârî sûreyi Ve’l-‘asr şeklinde zikreder.‘Asr sûresi Mekke’de indirilen ilk sûrelerdendir. Ünlü tertipte 13. sırada yer alır. Birinci yılın sonu ve ikinci yılın başında nâzil olmuş olmalıdır. Kur’an’ın âyet sayısı itibarıyla en kısa üç sûresinden biridir. Bunlar hepsi de üç âyetten oluşan ‘Asr, Kevser ve Nasr sûreleridir.‘Asr hacimce kısa olsa da, mânaca derindir. Kur’an’ın İnşâ etmek istediği insan tipini üç âyette resmeden bir belâgat şaheseridir. İmam Şafii, “Eğer Kur’an bu sûreden ibaret olsaydı, insanlık için yine de yeterdi” dermiş (Âlûsi). Bu sûreyle Beled arasında konu bütünlüğü vardır.Abdullah b. Husayn’dan nakledilen şu rivayet ‘Asr sûresinin ilk neslin hayatındaki yerini beyan eder: “Allah Rasûlü’nün arkadaşlarından iki kişi bir araya geldiğinde, biri diğerine ‘Asr sûresini okumadan ayrılmazlardı” (Taberânî). “Okuma”yı Kur’anî mânâda anladığımızda, bu rivayetten çıkan sonuç şudur: Rasulullah’ın has arkadaşları bir araya geldiklerinde birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye eder ve bunu yapmayı öğütlerlerdi.Sûre, insanın saadetini ve felaketini kendi elleriyle hazırladığını beyan eder. İnsanın zamana, çağa, mekâna kabahat yüklemesi onu sorumluluktan kurtarmaz. Bununla beraber iyiliği tarihin bir dönemine hasredip kendi yaşadığı asrın kötülüğünü de “âhir zaman” söylemiyle mazur gösterenlerin bu mantığını reddeder. Sözün özü: Keramet zamanda değil insandadır.‘Asr sûresi ilâhî bir notadır. Muhataba “Bu kadar üst perdeden ancak Allah konuşabilir” dedirten bir makamdan seslenir. Vicdanı harekete geçirmek ve insanı İnşâ etmek için zamanı şahit tutarak söze girer. İnsana dair yalnızca Allah’ın söyleyebileceği şu sözü söyler: “Şüphesiz insanoğlu ziyandadır”.Ardından ziyandan kurtulanların özelliklerini sayar. Bunlar dört özelliktir: İman etmek, sâlih amel işlemek, hakkı tavsiye etmek, sabrı tavsiye etmek. Bunlar inanmak, yaşamak, paylaşmak ve direnmek olarak da nitelenebilir. İlki Allah’ın, ikincisi hayatın, üçüncüsü insaniyetin, dördüncüsü hakikatin hakkıdır. İlk ikisi bireysel, son ikisi toplumsal sorumlulukla alâkalıdır. İlki akidevi, gerisi amelîdir. İnsan soyunun kurtuluşunun anahtarı budur. Aksi hüsrandır.Ya Rab! Bizi kaybedenler arasında kılma!