Açma, ferahlatma” anlamına gelen Şerh adını sûre ilk âyetinden almıştır. Birçok tefsirde, ayrıca Buhârî ve Tirmizi’de sûratu elem neşrah diye anılır. Bazı tefsirler sûreyi İnşirah adıyla anarlar. Zararsız bir galat-ı meşhur olduğu için, biz de “İnşirah” adına dokunmadık.Sûre ilk inen sûrelerdendir. İniş sıralamasında, tartışmasız, Duhâ sûresinin ardına 6. sıraya yerleştirilmelidir. İki sûre o kadar kopmaz bağlarla birbirine bağlıdır ki, İmam Ata ve Ömer b. Abdülaziz bu ikisini aynı sûre saymışlar ve ikisi arasında besmeleye gerek duymadan okumuşlardır (Râzî). Bu yaklaşıma göre sûrenin ilk âyeti, Duhâ sûresinin 6. âyetine atıftır. Ne ki Duhâ’da istifham üçüncü tekil kipiyle kullanılmışken, bu sûrenin ilk âyetinde birinci çoğul kipiyle kullanılmıştır.Sûre tüm otoritelere göre iki ayrı sûredir. Fakat art arda indirilmiştir. Efendimizin bu iki sûreyi tek rekâtta birbiri ardına okuması ikisinin tek sûre olduğuna değil, bir rekâtta iki sûrenin okunacağına işarettir. İnşirah sûresi, bu özelliğiyle vahiy sürecinin başlangıcına yerleştirilmelidir. Sûrenin nüzul sıralamasındaki yeri Duhâ’nın hemen arkasından 6. sıradır.İnşirah sûresi konu itibarıyla Duhâ sûresine çok benzer. Duhâ ve İnşirah, tabir caizse motivasyon sûreleridir. Kevser sûresini de aynı kategoride sayabiliriz. Bu açıdan Allah Rasûlü’nün şahsiyetini İnşâ eden sûrelerin başında gelir. Nübüvvetin dağlardan ağır yükü altında inleyen Nebi’ye bir teselli armağanı gibidir İnşirah sûresi. Özellikle şu âyetler, ilk muhataptan son muhataba kadar herkesin yüreğini genişletmeye yeter:“Zorlukla beraber tarifsiz bir kolaylık vardır; evet, evet; zorlukla beraber mutlaka tarife sığmaz bir kolaylık vardır” (5-6).Risalet sorumluluğunun ağırlığını, bu sûreden daha iyi hiçbir şey izah edemez. Bu o kadar ağır bir yüktür ki, onu ancak Allah hafifletebilir. Kişinin yükünü Allah hafifletirse, hem göğsü genişler, hem gözü aydın olur, hem gönlü açılır, hem yüzü aydın olur.