Allah’ın isimlerinden biriyle başlayan tek sûredir. Allah’ın “merhametin sonsuz kaynağı” oluşunu ifade eden Rahmân adını ilk âyetinden alır. Daha Rasulullah hayattayken bu adla anılmıştır.Rahmân sûresi, inkârcı muhatapların Furkan 60’taki “Rahmân da neymiş?” sorusuna cevap olarak inmiş olmalıdır. Sûrenin üslûp ve muhtevası baştan sona böyle zımnî bir cevabı içerir. İki sûre arasındaki bir başka irtibat da, bu sûrenin 19-20. âyetleriyle Furkan 53 arasındaki muhteva benzerliğidir. Hz. Esma’dan gelen ve 72:94’e atıf yapan Ahmed b. Hanbel rivayetine göre, bu sûrenin Hicr’den önce indiğini varsaymak gerekir. İbn Abbas tertibinde İnşirah-Asr arasında 13. sırada yer alan sûre, Osman tertibinde Ra’d-İnsan arasında 97. sırada yer alır. Birincisi çok erken ikincisi çok geçtir. Cabir tertibinde Furkan’dan sonra yer alır ki, en isabetlisi budur.İbn Hişam’ın naklîne göre, İbn Mes’ud sûreyi Kâbe’de açıktan okumuş ve bu yüzden uğradığı saldırıyı; “Allah düşmanlarını daha önce hiç bu kadar zavallı halde görmemiştim” şeklinde değerlendirmiştir (es-Sîratu’n-Nebeviyye). Necm sûresi şirki eleştiri çığırı açmıştı. Bu saldırı, açılan bu çığırda ilerleyen Muhammedî davete yönelik bir gözdağı olarak okunmalıdır. Bütün bu verilere göre sûre nübüvvetin 5 veya 6. yılına yerleştirilebilir.Hayranlık verici bir belâgata sahip olan sûre, bir dip akıntısı gibi muhatabın ruhuna işleyen bir iç musikiye sahiptir. Konu itibarıyla Allah’ın insana olan rahmet, sevgi ve şefkatini beyan eder. Bu rahmetin tezahürlerini sıralarken, en başa vahiy nimetini yerleştirir. Zımnen bu, “Hidayet Allah’ın insana sunduğu nimetlerin başında gelir” vurgusunu taşır. Sûre varlığın çift kutupluluğu yasasını baştan sona muhataba hissettirir. Allah’ın hayata her an müdahil olduğu hakikatinin en veciz ifadesi bu sûrede dile gelir: “O her an, (hayata ve varlığa dair) her işe müdahildir” (29).Sûrede “O halde Rabbinizin hangi nimetini inkâr edebilirsiniz?” sorusu 31 kez tekrar edilir. Fakat bunların hiçbiri diğerinin tıpkısı anlamında bir tekrar değildir. Her biri, hemen öncesinde anılan nimete vurgu yapar.Rahmân ismiyle başlayan sûre Celal ve İkram gibi birbirini dengeleyen iki sıfattan oluşan Zu’l-Celali ve’l-İkram ismi ile son bulur.