Sûre, adını birinci âyetinden alır. Tâhâ, “Ey insan!” anlamına gelebileceği gibi (ilgili nota bkz.), birçok sûrenin girişinde yer alan mukatta‘at harflerinden biri olarak da değerlendirilebilir.Sûre Mekkîdir. İbn İshak ve Dârakutnî gibi ilk kaynaklar Hz. Ömer’in imanına bu sûrenin vesile olduğunda hemfikirdir. Bu olayı esas aldığımızda, sûrenin iniş zamanı peygamberliğin 5 veya 6. yılına tekabül etmektedir. Sûre, Meryem-Şu‘arâ’ veya Meryem-Vâkı‘a arasına yerleştirilir. Meryem 96 ile bu sûrenin 39. âyeti arasındaki bağ dikkat çekicidir. Bu, sûrenin zamanıyla ilgili dış bağlamdan bir delildir. Bir başka delil de sûrede ele alınan Musa kıssasıdır. Bu kıssanın anlatıldığı sûreler içinde Hz. Musa’nın hayatında yaşadığı süreçlerin tümünü anlatan tek sûre budur. (Diğerleri, A’râf, Şu’arâ’, Kasas, Yûnus, Mü’min, Nâzi’ât ve Bakara.)Konusu, idbar ve ikbal zamanlarıyla Hz. Musa ve İsrâiloğullarının serüvenidir. Maksadı tarihte yaşanmış örnekler üzerinden ilk muhataplarına ders vermektir. Hz. Musa’nın risaletle görevlendirilmesi, o ana kadar Allah’ın lutfuna mazhar olması, içinde yetiştirildiği Mısır sarayına en sonunda peygamber olarak gönderilmesi ve Firavun’u davet etmesi ayrıntılı olarak anlatılır. Sûrede “inkârda direnme” şeklinde özetleyebileceğimiz Firavun ve kavminin tavrıyla, “İmandan sonra sapma” şeklinde özetleyeceğimiz İsrâiloğullarının Yahudileşme süreci birlikte ele alınmıştır.Müteakip âyetler, bu iki boyutlu anlatımın amacına uygun olarak hem ilk muhatabı olan müşriklere, hem de mü’minlere hitap eder. Müşriklere “Firavunlaşmayın”, mü’minlere “Yahudileşmeyin” uyarısında bulunur (99-112). Aslında bu pasajlar arasında yer verilen Âdem-şeytan kıssası da (115-127), önceki örnekleri açıklayıcı mahiyettedir. Yani insan teki ya da toplulukları Allah’ın çağrısına uymazlarsa sonuçta şeytan kendilerini yoldan çıkaracaktır. Ne var ki bu bazen sapıklıkta direnme biçiminde, bazen de haktan sonra sapıklığa yönelme biçiminde gerçekleşecektir. Şeytanın Âdem’i yoldan çıkarışı, “atalar dinini” savunan Firavun’a ve firavunvari her düşünceyi red içindir. Çünkü Âdem-şeytan kıssasının hedefi, ataları hakikatin referansı olarak alan düşünceye “atalar da yanılır” itirazını yöneltmektir.Sûre, yaratılış amacına uygun bir hayatı inşa etmekle görevlendirilen insana, vahyin “İlâhî bir inşa projesi” olduğunu hatırlatır. Bunun için de, birbirinin mukabili olan zikr (hatırlama) ve nisyan (unutma) kavramlarını sık kullanır (Bkz: 3, 14, 34, 42, 44, 52, 88, 99, 113, 115, 124).